Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesindeki yüksek rakımlı dağlarda yetişen ve halk arasında “ağlayan gelin” olarak da bilinen ters lale çiçeği, baharın gelişiyle birlikte açmaya başladı. Doğaseverlerin yoğun ilgisini çeken bu özel bitki türü, bölgedeki biyolojik çeşitliliğin en nadide örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ters laleler, sadece Şırnak değil; Hakkari, Van ve Diyarbakır gibi çevre illerde de belirli bölgelerde yetişiyor. Ancak yılın yalnızca 20 günü canlı kalabilen bu çiçek, doğada nadir bulunması ve kısa ömrü nedeniyle özel koruma altında. Doğal yapının zarar görmemesi adına çevre sakinleri ve doğaseverler, ters lalelere zarar verilmemesi konusunda uyarılıyor.

Cezası 244 bin 315 TL

Ters lale, Türkiye'nin biyolojik mirasları arasında yer alan, nesli tükenme riski taşıyan endemik bitkiler arasında bulunuyor. Zor yetişen, özel ekolojik şartlara ihtiyaç duyan ve yılın sadece belirli bir döneminde açan bu bitki, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış durumda. Ters lalelerin koparılması ya da doğal yaşam alanına zarar verilmesi, ciddi cezai yaptırımları beraberinde getiriyor.

Böyle Ceza Görülmedi! Domatesi Çöpe Döken Pazarcıya 17 Milyonluk Ceza Böyle Ceza Görülmedi! Domatesi Çöpe Döken Pazarcıya 17 Milyonluk Ceza

Yetkililer, ters laleyi koparan veya doğasına zarar veren kişilere 244 bin 315 TL idari para cezası uygulandığını belirtiyor. Bu cezanın amacı, hem bölgedeki doğal yaşamın korunması hem de yerel ekosistemin sürdürülebilirliğinin sağlanması olarak açıklanıyor.

Bunu Koparan Yandı! Cezası Dudak Uçuklatıyor

Doğaseverler ve Fotoğrafçıların İlgi Odağı

Beytüşşebap ve çevresindeki dağlık alanlar, ters lale çiçeğinin açtığı bu dönemde doğa yürüyüşçüleri ve fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline geliyor. Özellikle ilkbahar aylarında doğayla iç içe olmak isteyen ziyaretçiler, ters lalelerin açtığı bölgelerde kamp kurarak bu nadir güzelliği ölümsüzleştirmeye çalışıyor.

Bölge halkı da ters lalelere zarar verilmemesi konusunda gelen ziyaretçileri bilgilendiriyor. Özellikle çocuklara yönelik doğa eğitimi çalışmaları kapsamında, endemik bitkilerin korunmasının önemi sıkça vurgulanıyor.